Kıyıköy
Kıyıköy, Trakya'nın Karadeniz sahilinde, Kırklareli- Vize'ye 40 km . uzaklıkta yer alan şirin bir k öydür. Her iki yanından akarak denize ulaşan "Pabuç" ve "Kazan" adlı derelerin arasında, yüksek bir tepede yer almaktadır. Kıyıköy, Karadeniz'in dalgalarıyla şekillendirdiği ilginç kaya oluşumları, temiz havası, insanların(henüz!) doğal dokusunu bozmadığı mimarisi, bir kısmı halen kullanılan eski köy evleri, eşsiz güzellikteki tabiatı ve lezzetli deniz ürünleri ile, huzurlu, sessiz, sakin bir tatil yeridir.
Kıyıköyün girişinde Atatürk Parkı var. Yol yorgunluğunuzu atıp kısa bir mola vermek, soluk alıp köyü keşfe çıkmaya hazırlanmak için burası uygun bir yerdir. Parkın yanındaki yoldan ilerleyince köyün içine giriliyor. Buralarda ara sokaklara dalıp, kaybolmanıza izin verin. Çünkü şirin, doğal köy evlerini görüp, güleryüzlü köy halkıyla sohbet edince, bunların büyük! metropollerde ne kadar özlediğiniz duygular olduğu gerçeğiyle karşılaşacaksınız. Gezinti sırasında , günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz eczane, mağaza, bakkal, kasap, market ve manavı da görebilirsiniz. Eğer parkın sağ taraftaki yokuştan aşağıya inerseniz, karşınıza liman çıkar. Liman, gündüz balıkçı tekneleri ile doludur. İsterseniz onların ağlarını temizleyip, akşamki yeni seferlerinin hazırlıklarını yaparken ki telaşlarına şahitlik edebilirsiniz.
Eğer buraya yaz aylarında gelirseniz, kiralayacağınız bir sandalla veya deniz bisikletiyle, dere boyunca, sazlıkların arasından geçerek, kuş ve kurbağa sesleri eşliğinde, yılın tüm stresini atacağınız bir gezinti yapabilir, derelerde balık tutabilir, orman içinde, küçük şelale ve dere kenarında piknik yapabilirsiniz. Geziniz sırasında denize yüksekten bakan restoranlarda günlük deniz ürünlerinin lezzetini tadıp, çay bahçelerinde yorgunluk atabilirsiniz. Güneşin günü terk edişini, Papuçdere'nin deniz ile buluştuğu alana bakan Kartaltepe'deki lokanta ve çay bahçesinden izlemenin keyfi ise bir başka. Çünkü Kıyıköy'ün en güzel manzarası Kartaltepe adı verilen bu yükseklikten görülüyor. B urada çayınızı yudumlayıp eşine az rastlanır Kıyıköy sahilini, yılan gibi kıvrılarak denize ulaşan ırmakları seyretmeye doyamayacaksınız.
Kıyıköy Tarihi
Bölge antik çağların günümüze armağanı bir yerleşim yeridir. Bilinen en eski tarihi İmparator Neron'a dayanıyor. Neron, Trakya Valisi olduğu yıllarda köyün o zamanki adıyla Salmidores'e sayfiyeye gelirmiş. Daha sonraki yıllarda Kıyıköy, Bizans İmparatorluğu için Karadeniz kıyısındaki en önemli şehirlerden biri oluyor. Köyün girişin yapıldığı kemerli kapı ve köyü gezintiniz sırasında rastlayacağınız sur kalıntıları da o zamanlardan kalma tarihi eserler. Sonraki yıllarda köye Midye adı veriliyor. 1960'lı yıllarda ise bugünkü adı olan Kıyıköy adını alıyor. Köyün en eski sakinleri, o zamanlar da buraların en büyük geçim kaynağı olan balıkçılıkla geçinen Rumlarmış. Ama Rum nüfus şu anda yok denecek kadar az artık. Köyün şimdiki sakinleri ise Selanik'den göç etmiş Türklerin torunları.
Aya Nikola Manastırı
9. yüzyılda yapılan ve Bizans döneminin dini eserleri arasında yer alan bu manastır, kayalara oyularak inşa edilmiş. Köyün en önemli ve tek sayılabilecek tarihi yapısı bu Aya Nikola Manastırı'dır. Papuç deresine inen yolu takip ederseniz 700 metre kadar ilerde karşınıza çıkacaktır. Manastır çok bakımlı değil, taş sütunlar çürümüş. İçeride fazla belli olmayan mezar kalıntıları var. Ayrıca yine içerde pek anlaşılmayan, Hıristiyan din adamlarınca suçlu bulunanların boğularak öldürüldüğü bir de kanlı havuz var.
|